Biz Kimiz ?

Aslında her şey annemin evde, geçmişi yaklaşık iki bin yıla dayanan kombucha yapmasıyla başladı. Bildiğin yoğurt, kefir ya da turşu yapar gibi fermente edilerek yapılan, sağlıklı, ferah ve rahatlatan bir içeceğe merak sarmasıyla. Ve bu içecek sayesinde çevresine şifa dağıtmasıyla. Baktık ki, bu soğuk içilen güzelim fermente çay, yavaş yavaş, ilk olarak dedemin yaş itibariyle oluşan sindirim problemlerini, doktora ve tıbbi bir işleme gerek kalmadan çözdü. Sonra da ailenin tüm üyelerinin sindirim sisteminin, yani bu sıralar ikinci beyin diye adlandırılan vücut bölümünün, rahatlamasıyla devam etti. Yavaş yavaş benim arkadaşlarım da dahil çevremizdeki eşe dosta kombucha’nın mayalanma kısmını yapan SCOBY’sini de dağıtmaya başladık. Anemin içindeki iyileştirici güç ortaya çıkar gibiydi. Bu bir ilaç değil ama sağlığı olumlu yönde etkiliyor ve biz bunu yaşayarak öğrenmiş olduk.

 

SCOBY: bakteri ve maya simbiyotik kolonisi. Bu nazik ve kibar anamız (görüntüsü baya deniz anası) yani bizim mayamız; su, çay ve şeker karışımının içerisinde fermente olarak bize lezzetli, doğal, sağlık dolu ve fısır fısır baloncuklu harika bir içecek armağan etti. İçine taze soğuk sıkılmış meyvelerden ve güzel kokulu doğal bitkilerden koyarak da evinde farklı farklı tarifler yapmaya devam etti annem. Bir baktık giderek daha da güzel içecekler içer olduk.

 

Bu sayede artık canımız ne zaman isterse çok güzel serinliyoruz, rahatlıyoruz. Bağışıklık sistemi hücrelerinin %85’nin bulunduğu bağırsaklarımız bayram ediyor. Enerjimiz artıyor, sakinleşiyoruz. Stres ve endişelerimiz için bize yardım ediyor. Güzel uyuyoruz ve herşeyi! rahatça vücudumuzdan atarak tertemiz oluyoruz.

İçinde kendiliğinden oluşan probiyotik, antioksidan, amino asit, polifenol ve aktif yararlı enzimlerle vücudumuzu yeniliyor ve şımartıyoruz :)

 

Sonra aklıma şöyle bir fikir geldi. Tertemiz bir üretim için uygun bir yer yapalım ve burada araştırmalar yapmaya devam edelim. Biraz fermentasyon dünyasına bakalım. Seversek eğer yaptıklarımızı, daha çok insanla paylaşalım. Paylaştıkça, daha çok derde deva olalım, lezzet olalım, sağlık olalım. İşin güzeli, doğanın zaten kendi marifetiyle içine hiçbir katkı maddesi koymadan tüm işi kendi yapıyor olması. Kullandığımız herşeyi aynen çiğ haliyle kullanıyoruz. Tamamen bitkisel ürünler bize yetiyor. Pastörize etmemize, koruyucu ya da renklendirici kullanmamıza hiç gerek kalmıyor.

 

Biraz zaman geçti, lezzetler ve formüller daha da yerine oturdu ve bir kere daha (bir diğeri için bkz: PinaOliveOil) tüm görseller için masaya oturduk. Ne yazsak, ne çizsek dedik. Nasıl yapsak da bu içeceği bir şişeye koysak ve paylaşsak. Enerjisini, verdiği güzelliği, sakinliği ve iyileştirici gücü nasıl parlatsak. Sonunda işte bu probiyotik baloncuklu dost içecek ortaya çıktı. Biz çok sevdik.

Bizi takip edin

Türkiye'de sevgiyle üretilmiştir.